Selamün aleyküm Çizgi Roman ailesi.

Ben Mustafa.

Aral Ailesi’nin babası Mustafa.

Ben işten eve saat 21 gibi gelip yemekten sonra televizyon karşısında vakit geçiren Mustafa.

Hanım kızınca da, “Zaten bir TV’miz var ona da karışma!” diye kendini haklı zanneden Mustafa. Ta ki oğlum, “Baba çizimimde yardım edebilir misin?” diyene kadar. Yardım ederken aslında kendi çocukluğumda eksik ya da yarım kalmış duyguların ortaya çıkacağını tahmin etmiştim. Çizince TV’ye olan bağımlılığımın kaybolduğunu ve ailece bir şeyler yapmayalı uzun zaman geçtiğini fark ettim. Çizgi roman okulu size ne kattı derseniz benim TV bağımlılığımı iyileştirdi. Ailenin, birlik olmanın önemini anlamamı sağladı.

Sadece çizim değil kendi kültürümüzü ve değerli İslam alimlerini ve insanlarımızı tanımamıza vesile oldu. Yıllarca bizi anlatılan buluşların aslında yabancı değil de bizim Müslüman bilim adamları tarafından bulunduğunu öğrendik. Çizdikçe öğrendik, öğrendikçe çizdik.

Fehmi Hoca veya Nedim hocanın sadece çocuklarımızın üstünde hakkı yok biz anne babalarından üstünde de büyük hakları var. Şeyh Edebali’nin dediği. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” düşüncesiyle yola çıkan hocalarımızın hakları ödenmez. Bir gence, bir çocuğa şimdiden kendi kültürünü, özünü ve batının özentisi bir birey olmasını engellemek devleti yaşatmaktır. Allah’a emanet olun. Vesselam.

Mustafa Aral


Değerli Çizgi Roman Okulu,

Tanışmamız küçük bir tevafuk ama büyük bir mutlulukla oldu. Fenertepe Bilgi evimizin kütüphanesinde kitap okurken Fehmi Hoca’mıza yavrucaklara unutulmaya yüz tutmuş artık çok da önemsenmeyen değerlerimizden bahsederken denk geldik. Evet, kendimi bir anne olarak “öğrenmenin yaşı yoktur, ilim Çin’de dahi olsa gidin” kuralı ile yetiştirmeye devam ediyorum fakat bazen insan evladını ve kendini nasıl yetiştireceği konusunda takılıp kalıyor. İşte ben de takıldığım konuda kendime yeni bir ufuk edindim. Küçük oğlumun çizim ve resim sevdasını keşfedeli çok olmuştu ama bu yeteneği değerlerimizi öğretmek ve kültürümüzü tekrar gün yüzüne çıkarmak hatta ve hatta kalıcı olarak nesilden nesile aktarılarak kullanabileceğimizi hiç akıl edememiştim. Bilmek hayatımızda bildiğiniz şeyi yaşıyoruz ve yaşatıyoruz anlamına gelmiyor. Çünkü en kalıcı öğrenme şeklinin yazarak ve çizerek öğrenme düşünüyorum.

Peki başka neler oldu derseniz, hocamız bizlere her hafta bir konu üzerinden ödevler veriyor. Biz anneyiz, eşiz, evladız. Evet sorumluluklarımız ve sıkıntılarımız var. Ama her ne olursa olsun verilen görevlendirme bahane kabul etmiyor. Bunu hayatımıza yerleştirmeye çalışıyoruz, gayret ediyoruz.

Yerilen bu ödevlerle araştırma ruhumuzu yeniden ortaya çıkardık aslında. Verilen ödevler ile kendimize, “Ben neler neler bilmiyormuşum? Öğrenmek ne kadar keyifliymiş!” diyoruz.

Biz bir tüketen topluma dönüştük ya da dönüştürüldük. Burada üretmenin ve öğretmenin önemini tekrar hatırladık. Burada öğrendiklerimiz hatırladıklarımız sadece bize geçmedi biz de etrafımızda kimler varsa onlara aktardık. Enim uzun zamanda güzel sonuçlar alacağız. Dertlerim sadece kendi dertlerimizden ibaret olmadığını, gençlerimizin Z kuşağı diye sınıflandırmanın anlamsız olduğunu da fark ettirdi çizgi roman okulu.  Anladım ki gençlerimize önem vermeliyiz, çünkü bu yolda küçük bir ihtimalimiz ülkenin yapısını ve geleceğini yok edebilir. Ülkemizi, dinimizi, değerlerimizi yaşatmak için; korumak için gençlerimizi korumalıyız önce.

Çizgi romanlarda vatan sevgisini, değerlerimizi işleyerek sanat yolu ile içimizdekileri aktarmayı öğrendik.

Bu millet sevdalısı, genç sevdalısı insanlara denk gelmek çok zor.Hatta “Böyle insan kaldın mı bu zamanda?” dedirtiyor insana.

İşte Çizgi Roman Okulu böyle bir zamanda girdi hayatımıza.

Hepsi de hoş geldi.

“Ülkesini, vatanını seven, unutulmuş değerlerimizi nasıl tekrar hatırlarız, hatırlatırız?” diyenler. Gençleri daha iyi yerlerde görmek isteyenler. “Benim de bu işe bir katkım olsun,” diyenler. Mutlaka ama mutlaka hayatımıza dokunup katkı sağlanacağı Çizgi Roman Okuluna gelin.

Teşekkürler.

Seher Aral


Kızım Hatice Kübra 1. sınıf öğrencisi 7 yaşında. Sınıf öğretmenimiz Nagihan Hoca’mızın Hatice’nin çizim yeteneği olduğunu kendisinin de katıldığı çizgi roman okuluna yönlendirebileceğini söylemek için telefon açmıştı. Sadece çizim desteği alacağını düşünmüştüm kararsızdım. İlk gün babası olarak ben de okula bırakıp dönecektim. Tabi ki bu telefonun aslında Hatice’nin hayatını değiştireceğini 7 yaşında büyük hedeflere yelken açabileceğini bilemezdim.

Fehmi Demirbağ ile tanıştık değişim daha ilk günden başlamıştı.

Çizgi roman okulunda neler oluyor?

Fehmi hocamızın yönetiminde öncelikle sadece çizim değil. Gerek ahlaki, gerek milli, gerekse akademik ve sosyal bilgiler öğretiliyor kişisel gelişimi çok yönlü destekleniyor. Çok garip gelebilir ama yukarda yazdığım bu öğretiler sadece dört kare çizimin içine sığıyor.

Nasıl konu seçiliyor?

Örnek (yardımlaşmak) konu başlığımız öncelikle tiyatro şeklinde eğlenceli bir şekilde sahneleniyor bildiğimiz sınıfımız sahneye dönüşüyor konuyu önce yaşayıp sonra dört kare çizgi roman yazılıp çizilerek işleniyor.

Kızım Hatice Kübra’daki değişimler.

Öz güveni, kendini ifade edebilme, doğru iletişim, Türkçesine katkısı. 1 sınıfta düzgün yazmayı noktalamayı doğru kullanma ve okuma alışkanlığını artırdığı sınıf öğretmenimizden yansıyan bazı konular. Şu an Hatice Kübra Dündar’ın hazırladığı kitabı çıkmışt! İlköğretim birinci sınıf öğrencisinden bahsediyoruz. Geldiğimiz nokta kızım Hatice Kübra’nın kitap çıkartacak seviyeye ulaşması ve inanın bu durum sadece dört aylık bir periyotta gerçekleşti. Öncelikle Fehmi Hoca’ma ve Nedim Hoca’ma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun…

Dündar Ailesi


Sevgili Çizgi Roman Okulu,

Fehmi Hoca’nın da ifadesiyle Türkiye’deki ilk ve tek olması belli bir kitlenin tekelinde tutmaya çalıştığı bu platformun içerisinde biz de varız, sizler gibi olmayan yaşam ve düşünce farklılıklarımızla demenin bir ifade şekli, belki de başkaldırı metodu.

Özelinde çocukların ve gençlerin; genelinde ailelerin kendilerini ifade edebilme, yeteneklerini geliştirip sergileyebilme olanağı sunan bir oluşum. Yetenekleri doğrultusunda yaptıkları çalışmalarda başkaları gibi düşünmek zorunda olmadan kendi toplumsal, bireysel ve inançsal hassasiyetler göz ardı edilmeden üretebilmenin mümkün olduğunu gösterebilmenin öğrenildiği okul.

Toplumsal birlikteliğin kuvvetlen dirilebilmesi için şart olan iletişim kurabilmek adına kısaca empati dediğimiz kendini doğru bir şekilde ifade edebilmek anlatabilmek ve karşımızdakini dinleyip anlayabilmek için örnekler gösterip anlaşılmasını sağlamayı hedefleyen okul.

Yeni insanların birbiriyle tanışıp kaynaşmasını arkadaşlıklar belki de dostluklar kurulmasını sağlamayı amaçlayan okul.

Her derste yeni hikayeler yazılıp çizilmesi hayal dünyalarımızın paylaşımı birbirimizin hayallerinden haberdar olunmasını birbirimizden farklı belki de aykırı hayal ve düşüncelere sahip olunabileceğini görebilmemizi sağlayan okul.

Eksikliğini okulun içine dahil olduğumuzda daha iyi fark ettiğimiz, keşke daha önce düşünülseydi diye hissettiğimiz, gayret ve enerjilerine gıpta ettiğimiz hocalarımız ve tüm ekip arkadaşlarımızla aile ortamı oluşturmayı başaran okul.

Arif Avincan


Sevgili Çizgi Roman Okulu,

En başka Çizgi-Roman Okulunun bana ve çocuklara kattığı hususlardan bahsetmek isterim. Bütün çocukların hayal gücü açısından biz yetişkinlerden daha üstün ve başarılı olduğunu düşünüyorum. Büyüdükçe ilgi alanlarımız değiştiğinden sanırım hayal kurmayı pek beceremiyoruz. Bu atölye çocukların gelişmiş hayal dünyasını daha bilinçli kağıda dökmelerini sağladı. Kurgu oluşturmayı, resimlerde ve hikayede bütünlük sağlamayı, kompozisyonun her alanda önemini ve bazı ufak kurallara uyarak hayal ettiklerini yazıya ve resme dökmenin çok da zor olmadığını gösterdi. Kendi açımdan ele aldığımda ise aslında hayal etmeyi unutmadığımı sadece günlük koşturmacadan sıra gelmediğini fark ettim. Ve tabi ki resme bir nebze de olsa yeteneğim olduğunu anladım. Genele baktığımda ise aslında çevremizde hiç bilmediğimiz, belki kişinin kendinin bile farkına varmadığı yeteneklerin ortaya çıkmasına vesile oldu bu atölye. Anlık kurgulayıp çocuklara anlattığımız masallar, aklımıza gelen ama anlatılmayan, yazılmayan masallar bu sayede yazıya dökülüyor ve bir de resmediyoruz düşüncelerimizi, hayallerimizi. Üstelik kendi milli değerlerimize sadık kalarak, doğup büyüdüğümüz coğrafyadan esinlenerek, asimile olmadan ve çocuklarımıza örnek olarak yapıyoruz hepsini. Çocuklarımıza kitabı, çizgi filmi seçerek okumalarına izlemelerine müsaade ettiğimiz, hatta öncesinde izleyip, okuyup uygunluğunu kontrol ettiğimiz bir dönemde içimizi ferahlatan hikayelerle, çizimlerle, hayal dünyaları ile günümüzü zenginleştirmek çok özel. Bu sürecin ebeveynlerle ilerlemesi iki taraf için çok daha verimli. Anneler çocuklardan, çocuklar annelerden bir sürü şey öğreniyor. Hepimiz aklımıza geleni, her gün daha cesaretli bir şekilde kağıda döküyoruz. Çocukların da annelerinden görüp cesaret alması, çocuklarımıza yapmaları gerektiğini söylemekten daha teşvik edici.

Tuğba Ocakcı


Çizgi roman okuluyla tanışmam bu okulun kurulma gayesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu kanıtlar aşina gerçekleşti.

Bilgi evinin çok sakınılan kütüphanesine dışarıda yağmur olduğu ve bekleme salonunun yetersizliği nedeniyle güvenliğe aldırış etmeden çıkmış kızımın kursunun bitmesini beklemeye başlamıştım. Kütüphanede Fehmi Hoca’yla tanıştım. Artık o günden beri kütüphaneye 0-99 yaş rahatlıkla görebiliyoruz ve kitaplara zarar vermiyoruz. Demek ki olabiliyormuş.

Çizgi roman okulu adıyla müsemma çok kapsamlı bir çalışma ama güzel bir desteğe ihtiyacı var diye düşünüyorum. Fehmi Hoca’nın tarzı, üslubu, cana yakinliği insanda önce bir temkinli olma hissi sonra da bir sıcaklık oluşturuyor.

Çocuklarım ve kendi adıma söylemek gerekirse hayal kurarken sınırları zorlamayı, topluluk önünde rahatça konuşmayı, vereceğimiz mesajı sanatla vermeyi, yerli ve milli ürünlere hassasiyet göstermeyi, konuşanı dinlemeyi ve kendimizi nasıl ifade etmemiz gerektiğini bunları yaparken de güzel bir ziyafet sofrasıyla midenizi şenlendirmeyi öğrendik.

Sene başından bu yana kendi hayalimizi bulmanızı, kendi özgünlüğümüzü korumamızı ve bunları yaparken planlı, programlı çalışmamızı, bahaneler ardına sığınmadan, tembellik yapmadan hedefe odaklanarak emin adımlarla yürümemizi yol müsaitse koşmamızı, sesimizi gür çıkarmanızı ve hatta karşı çıkmanızı anlatı. Biz buna düşe kalka, bazen çuvallayarak bezen hevesle uyamaya çalıştık.

Ev okulu bu kadar revaçtayken insanlar okulsuzluğu tercih etmeye başlamışken alternatif eğitimlere yöneliyorlar artık. Çizgi roman okulu da böyle düşünen aileler için bir kaç küçük destekle bulunmaz bir fırsat. Umarım hak ettiğiniz yerlere gelirsiniz. Umarım biz de sizi temsil edebiliriz. Umarım bu hukukumuz burada kalmaz ve memlekete faydalar sağlarsınız. Dualarımda ve reklamlarında olacaksınız.

Kendi adıma çok koptum, çok parçaya bölündü bu sene zarfında istediğiniz gibi bir öğrenci olamadım yeteneğim de dillere destan zaten. 😊

Ama öğrendiklerim, A3 defterim hep benimle ve kızlarımla olacak.

Başarılarınızın katlanarak büyümesini temenni ediyorum. Fehmi Hoca’mın, Nedim Hoca’mın ve Ahmet Hoca’mın bize kattıkları için çok teşekkür ederim hakkınızı helal edin.

Tuba Öztürk


Merhaba ben Yasemin Suzan Kılınç. Sınıf öğretmeni ev hanımıyım.

Çizgi roman derslerine üç çocuğumla beraber katılıyorum. Çizgi roman kursuna çocuklar resim yapmayı çok sevdikleri için katılmaya karar verdim. Hocamız anneleri de kabul ettiğini söyleyince bende katılmaya başladım. Çocuklar ve benim için çok güzel bir deneyim oldu. Beraber derse katılıp beraber ödev yapıyoruz. Ödevler için kafa yoruyoruz. Ayrıca ödevlerimiz sayesinde çocuklarımızda kaliteli vakit geçirmiş oluyoruz. Derslerimizde işlenecek konularla ilgili hikaye anlatımları ve drama çalışmaları yapıyoruz. Çocuklar sırayla söz hakkı alarak görüşlerini bildiriyorlar. Bazen sahnede bazen kütüphanede. Çocukların her söylediği her yaptığı büyük bir takdirle karşılanıyor. Her fırsatta hocalarımız çocuklara çok değerli olduklarını hissettiriyorlar. Bunlar benim için çok değerli. Bunun yanında bir konu belirleyip onunla ilgili çizimler yapıp yazılar yazıyoruz. Çocukların hem muhakeme hem de çizim yeteneklerini geliştiren çalışmalar yapıyoruz. Ödevlerimiz dört kare çizgi roman çizimi ve resimli hikaye şeklinde oluyor. Ben çizgi roman kursundaki değerli hocalarımıza emeklerinden ve özverili çalışmalarından ötürü çocuklarım ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum.

Yasemin Suzan Kılınç


Sevgili Çizgi Roman Okulu,

Çizgi roman Okulu bizim için bir atölyeden öte ailece katıldığımız bir okul gibi oldu. Başladığımız zaman ki çizimlerimizle şuan ki çizimlerimiz arasında gözle görülür bir fark var.

Kızım derslere başladığında ortam içerisinde sorulan bir soruya cevap vermekten çekinirken, ilerleyen derslerde kendisi söz isteyip konuşmalara katılır oldu. Ayrıca derslerden sonra orda beraber izlediğimiz filmler sonrasında kalabalık bir izleyici grubunun karşısında sahneye çıkarak filmle ilgili yorumlarını rahatlıkla aktarabilir duruma gelmesi bizleri çok şaşırtan bir gelişme oldu.

Ailece katıldığımız iftar ve film etkinliği sadece anne ve çocukların dışında babaların da birbirleriyle tanışıp kaynaşmasına vesile oldu, bu durum çocukların hatıralarında güzel  hisler bırakması açısından bizler için önemliydi.

Yapılan derslerin içeriği sadece çizimle sınırlı değil, zengin bir yelpazesi var, oyun, drama, sunum, gündemle ilgili kavramların değerlendirilmesi, masal anlatımı ve yorumlanması, birbirini saygı ve nezaketle dinleme ve fikirlerine saygı gösterme, hocaların idealist duruşlarıyla çocuklara rol model olması, manevi ve milli bir şuur inşa etme çabalarıyla rehberlik yapması çocuklar için önemli kazanımlar oldu. Buraya katılan arkadaşlarla da sıcak ve samimi ortam sayesinde oluşan dostluklarımıza da vesile oldu.

Çocukların bilgisayar, televizyon ve cep telefonu vs ekran karşısında uzun süre geçirdiğini düşündüğümüzde çizgi roman okulunda üç dört saat sıkılmadan resim çizerek, hikaye üreterek etkinlik yaparak ve sosyalleşerek eğleniyorlar; eğlenirken de öğreniyorlar. Bu durum, teknoloji bağımlılığının da önüne geçiyor.

Bütün bu kazanımlara vesile olduğu için hocalarımıza, çizgi roman okulunda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Bu sistemin tüm okullarda diğer çocukların da istifade etmesi için uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Rabb’imiz sadaka-i cariye olan bu amelinizi kabul buyursun.

Arzu TUT ASLAN